Telekom Fiber Optik Kablolar ile Akustik Dinleme (COAES) Saldırısının Bilimsel Analizi
Modern fiber optik iletişim ağlarının, veri iletimi için kullandığımız bu kabloların aynı zamanda istenmeyen birer "mikrofon dizisi" olarak işlev görebileceğini gösteren yeni bir siber güvenlik tehdidi ortaya çıktı. Bu tehdit, 2026 yılında düzenlenen NDSS (Network and Distributed System Security) Sempozyumu' nda kamuoyuna duyuruldu. İşte bu yeni ve gizli tehdidin bilimsel bir incelemesi:
Saldırının temelinde, optik fiberlerin dış ortamdaki ses dalgalarına karşı olan doğal hassasiyeti yatar. Ses dalgaları, fiber optik kabloya çarptığında, oluşturdukları mikroskobik basınç dalgalanmaları, fiberin geometrisinde "micro-bending" adı verilen fiziksel deformasyonlara neden olur. Bu micro-bendingler, fiberin içinde yol alan ışığın refraktif indeksini (kırılma indisi) ve optik yol uzunluğunu anlık olarak değiştirir.
Saldırganlar, fiberin bir ucuna bağladıkları ticari bir Distributed Acoustic Sensing (DAS) sistemi ile lazer darbeleri göndererek geri yansıyan Rayleigh saçılımı sinyallerini analiz eder ve bu faz kaymalarından orijinal ses dalgasını yeniden oluşturur.
Standart bir FTTH (Evlere Kadar Fiber) kablosu, havadaki sesi algılayacak kadar hassas değildir. Hassasiyeti artırmak için araştırmacılar, bir "Duyusal Reseptör" (Sensory Receptor) adı verilen bir düzenek geliştirmiştir.
Bu düzenek, kablonun fazla kısmının 65 mm çapında PET (polietilen tereftalat) bir silindir etrafına sıkıca sarılması (bobin yapılması) prensibine dayanır. Bu sarım, gelen akustik basıncı fiber üzerinde yoğunlaştırarak mekanik-optik dönüşüm verimliliğini büyük ölçüde artırır.
Bu sistem, kontrollü laboratuvar ve gerçek ofis ortamlarında test edilmiş, şaşırtıcı sonuçlar elde edilmiştir:
Bu saldırıyı özellikle tehlikeli kılan şey, "gizli" doğasıdır. Sistem pasif bir şekilde çalıştığı için, geleneksel güvenlik ve gözetleme karşı önlemlerinden (TSCM) büyük ölçüde etkilenmez:
Bu saldırının arkasındaki fiziksel prensip, fiber optik sensör teknolojisinin temel taşlarından birine dayanır. Yapılan bir laboratuvar deneyinde, hoparlörden çalınan bir gitar müziğinin, yanında bulunan uzun fiber optik makaralar (spool) üzerinde ölçülebilir Polarizasyon Durumu (State of Polarization - SoP) değişimlerine neden olduğu gözlemlenmiştir.
Bu tespit edilebilir SoP değişimleri, sesin fiber içinde yol açtığı çift kırılma (birefringence) etkisinin doğrudan bir sonucudur ve saldırının fizibilitesini kanıtlamaktadır.
Bu tehdidi, bir blog yazısı formatında anlaşılması kolay bir raporda aşağıda özetliyorum:
🧬 Kod Adı: COAES (Covert Acoustic Eavesdropping Attack)
📊 Teknik Prensip: Akustik Dalga → Micro-bending → Kırılma İndisi/Faz Değişimi → Rayleigh Saçılımı Analizi → Sinyal İşleme ile Sesin Geri Çatılması.
🚨 Kritik Başarı Faktörü: "Duyusal Reseptör" (Sensory Receptor) : Fiberin bir PET silindir etrafına 15 metre sarılarak bobinlenmesi.
Not: Bu bulgular, sadece siber güvenlik duvarlarının değil, fiziksel katman güvenliğinin ve hatta ofis içi akustik mahremiyetin de yeniden tanımlanması gerektiğini göstermektedir.
Mühendis olarak teknik projeler ve sistem mimarileri üzerine çalışmalarımı sürdürüyorum. Kastamonu Belediyesi bünyesinde Ar-Ge ve Bilgi İşlem Müdürü, Başkan Danışmanı ve Basın Müşaviri olarak görev aldım.
Siber savunma, veri gizliliği ve açık kaynak sistemlerin güvenliği ana uzmanlık alanlarımdır. CachyOS ve GrapheneOS gibi sistem mimarilerini optimize ederek günlük iş akışıma entegre ediyorum.
Fujifilm GFX 100S sistemiyle yüksek çözünürlüklü fotoğrafçılık yapıyor ve bu verileri yönetmek için TrueNAS SCALE tabanlı ZFS depolama sistemlerini kullanıyorum.